Buradasınız:

Normal Doğum Yapan Kadının Unutulmuş İhtiyaçları

Doğum yapan bir kadının evrensel ihtiyaçlarını yeniden keşfetmenin anahtarı,bazı anne ve ebelerin çok iyi bildiği bir fenomeni yeniden yorumlamaktır. Bu, annenin kendi başına doğum yaptığı sırada sanki ‘başka bir gezegene gidiyormuş’ gibi kendini dünyamızdan koparmaya yönelik bariz bir eğilim taşıma olgusudur. Günlük sosyal yaşamında asla yapmayacağı şeylere, örneğin çığlık atmaya girişir, kendini en beklenmedik pozisyonlarda,en beklenmedik sesleri çıkarırken bulabilir. Bu durum korteksin (düşünen beyin) kontrolünün azalması anlamına gelir. Korteks faaliyetlerinde azalma, içgüdüsel bir doğumun ve doğum fizyolojisinin en önemli parçasıdır. Normal doğum yapan kadının öncelikle korteks uyarılarından korunması gereklidir. Adrenalin salgılanmasını tetikleyebilecek herhangi bir durum, korteksi uyarma ve bunun sonucunda doğumu yavaşlatma eğilimindedir.

Doğum yapan kadının korteksini neler uyarır?

1-Dil; konuşarak iletişim kurduğumuzda,korteksimizle algıladıklarımızı süreçten geçiririz. Bu da,doğum görevlisinin başlıca niteliklerinden birinin fazla göze çarpmama, sessiz kalma ve özellikle yanıt gerektiren sorular sormaktan kaçınması anlamına gelir. Doğum sırasında çoktan ‘başka bir gezegene gitmiş’ olan bir kadın düşünün. Bağırmaya cesaret ediyor, başka türlü asla yapmayacağı şeyleri yapıyor, kendisine öğretilenleri ve kitaplardan okuduklarını unutmuş, zaman kavramını yitirmiş ve birden en son ne zaman tuvalete çıktığını bilmek isteyen birine yanıt vermek zorunda kalıyor!! Basit görünse de doğumdaki yardımcıların sessiz kalmaları gerektiğini yeniden keşfetmek uzun zaman alacaktır.

2-Parlak Işık; insan korteksini uyaran başka bir etkendir. Uyuyabilmek için zihnimizin faaliyetlerini azaltmak istediğimizde genellikle perdeleri çeker ve ışıkları söndürürüz. Fizyolojik açıdan bakıldığında bu, loş ışığın genel olarak doğum sürecini kolaylaştırdığını gösterir. Meslek hayatımda bulunduğum doğumlarda, kadının üzerine yöneltilmiş lambalardan ne kadar huzursuz olduğunu kendim de fazlasıyla gözlemledim ve hatta bu onları içgüdüsel olarak görsel uyarılmaya karşı kendilerini koruyacak pozisyonlara yöneltmiştir.

3-Gözlemlenme hissi; korteksi en fazla uyaranlardan biridir. Gözlemlendiğimizi bildiğimizde her birimiz kendimizi farklı hissederiz. Mahremiyet korteks kontrolünün azalmasını sağlar. Korteksleri bizim kadar gelişmemiş olan tüm diğer memelilerin mahremiyet içinde doğum yapma stratejisi içinde olması ironiktir. Fareler gibi normalde gece aktif olan memeliler, gündüz doğum yapma eğilimindedirler ve tam aksine atlar gibi gündüz aktif olan diğer memeliler ise gece doğum yapma eğilimindedirler. Yaban keçileri, en ulaşılmaz dağlık alanlarda doğum yaparlar. En yakın akrabalarımız şempazeler de gruplarından uzaklaşıp doğum yaparlar. Mahremiyet bu kadar içgüdüsel bir ihtiyacımız iken,bizler bacaklarımızın tam karşısına oturmuş bizi sürekli izleyen bir ebe, odada dolaşan fotoğrafçılar, video kameralar eşliğinde doğum yapmaya zorluyoruz günümüzde…

Memelilere özgü ihtiyaçların karşılanması öncelikle doğumda mahremiyetin sağlanması demektir, çünkü tüm memelilerin doğururken kendilerinin gözlenmediğinden emin olmak gibi bir stratejileri vardır. Doğurmakta olan bir kadının tam bir mahremiyete sahip olduğunda ve kendini güvende hissettiğinde çoğunlukla dört ayak üzerinde durmak gibi, tipik memeli pozisyonlarına girmesi çok ilginç ve kayda değerdir.


Op. Dr. Yasemin Yıldız Yazan: Op. Dr. Yasemin Yıldız
Çarşamba, 26 Ekim 2011 15:42

Takip 8617.
Konudan hoşlandınız mı? Şimdi arkadaşlarınıza duyurun!

Konuyu Oyla

(9 Oy)

Son konular